GÜNDEM 2.12.2021 02:34:00 0

VEKİL YAVUZYILMAZ: GİRİŞİMİM OLDU - TTK'da ÜRETİLİRSE, ZONGULDAK'ta SIÇRAMA YAPAR...

"Ağır ve hafif silah gruplarının Makine Kimya Enstitüsü Kurumunun parçalarının bir kısmının TTK'da üretilmesiyle ilgili savunma sektörünü Zonguldak’a çekmek için girişimim oldu"

Zonguldak, verdiği verginin karşılığını alamayan bir şehir!

TTK İLE EKONOMİK SIÇRAMA ve İSTİHDAM…

CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Çilek Haber gazetesi imtiyaz sahibi Atilla Yaman’a yaptığı açıklamalarda, planlamalarından söz ederek, Türkiye Taş Kömürü (TTK) kurumu ve demir-çelik sektörüyle ilgili açıklamalarda bulundu.

(Atilla YAMAN-Ankara-özel haber)

Cumhuriyet Halk Partisi Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, gazeteci Atilla Yaman’a verdiği röportajda,  TTK ve demir çelik ağırlıklı projelerinden bahsederek, şu sıralamalarda bulundu:

Benim bir süredir üzerinde çalıştığım ve daha öncede kamuoyuna açıkladığım konu var. Ancak son gelişmeleri henüz aktarmamıştım. Gazeteniz aracılığıyla ifade ediyorum.  Ağır ve hafif silah gruplarının Makine Kimya Enstitüsü Kurumunun parçalarının bir kısmının Türkiye Taş Kömürü firmasında üretilmesiyle ilgili savunma sektörünü Zonguldak’a çekmek için aslında TTK’dan başlayarak daha sonra da özel sektörün bu konuya Zonguldak’ta girmesi hususunda girişimim oldu. Makine Kimya Enstitüsü Kurumunun Genel Müdürü ile görüştüm. Onlarda bir heyet gönderdiler. TTK bir heyet gönderdi. Bu iş aşama aşama gidiyor ve iş akış süreci oluşturulması için üç hafta önce genel müdürle yine görüştüm. Ne olursa olsun birkaç parçanın burada üretilmesi şart.  Hangisinin olacağını tespit ediyorlar.   

TTK, SIÇRAMA VESİLESİ OLABİLİR

Sertifikalı üretimler devam ediyor. Ben Zonguldak ismini kullanırken aslında bütün ilçelerini de baz alıyorum. Eğer, savuma sektörünü Zonguldak’ta Türkiye Taş Kömürü Kurumu başlayarak ayağa kaldırırsak, çok önemli ve büyük bir adım olacak çünkü bizim bulunduğumuz bölgede çevreyi kirleten sanayi oldukça derin yaralar bıraktı. Bu anlamda savunma sektörü daha temiz. Sıfır atık var demiyorum. Ancak daha temiz daha kontrol edilebilir. Atıkları depolanabilir ve Zonguldak’ın dışına çıkarak, normal kurumun atık bertaraf yöntemleriyle yapılabilir. Bulunduğumuz bölgeyi o anlamda koruyabiliriz. Bu fırsatı kullanırsak, TTK bir sıçrama vesilesi olabilir.

KARADENİZ’E KOMŞU ÜLKELERE AÇILABİLİRİZ

Benim ikinci planlamam, TTK kömüre ilave olarak ürettiği ürünlerini diğer Devlet kurumlarına satsın. O adımın ilk örneğini gerçekleştirdik. Şimdiki hedefim özel sektöre satışının önünü açmak, çünkü özel sektör bu malzemeleri yurt dışından ithal ediyor. Sonra da Karadeniz’e komşu olan ülkelere satışını gerçekleştirmek. Bunlar maliyet gerektiren girişimler olmakla birlikte TTK’nın bir yatırım bütçesi var. Şuan ki TTK genel müdürü de bu yatırım bütçesini mümkün olduğunca bizimle de koordine olarak tüm siyasi parti ayrımı yapmaksızın bunu söylüyorum o çizgide, teknolojik yatırımı doğru da yöneltmiş durumda. Ancak kurumun kronik sorunları da devam ediyor. Kömür maalesef dünyada geriye gidiyor artık, taş kömürü kurumu da öyle. Bir gerçek var ki, demirçelik sektöründe demirden çelik üretirken, taş kömürü dışında bir kömür çeşidi kullanılamıyor. Türkiye’de de taş kömürü sadece Zonguldak havzasında çıkıyor. O sebeple taş kömürünün stratejik önemi devam ediyor. Bu sebeple kurum zarar etse sahi ayakta kalması ve üretimini sürdürmesi gerekiyor. Taş kömürü kurumu olmazsa olmazdır. Olmazsa demirden çelik olmaz. Demirçelik fabrikaları çalışmazsa, savunma sanayi de sekteye uğrar. Bu bakımdan, TTK’nın yaşaması ve daha da büyümesi çok kıymetlidir.

“ONLARIN VARLIĞI PAHA BİÇİLEMEZ”

Bir diğer konuda istihdam. TTK’nın yaşaması ve üretimin artırılması için insan gününe ihtiyaç vardır. Zonguldak merkez ve ilçelere ayrı ayrı kontenjanlar ayrılarak, işçi alımıyla güçlendirilmeli. TTK’ ya işçi alınmazsa beş yıl içerisinde Zonguldak’ta maden ocakları çalışamaz duruma gelir. Yer altında çalışan sayısı belirli bir seviyededir ve o sınırın altına düşmemesi gerekiyor.

Zonguldak’taki madenciler aynı zamanda Türkiye’deki depremlerde arama-kurtarma ekipleridir. Onların varlığı da paha biçilemez. Şuan çalışanlarında emekli olanlarda olası bir afette göreve koşup, enkaz altındakileri kurtarmak için ellerinden gelen gayreti sarf ediyorlar.

ZONGULDAK’TA SAĞLIKTAKİ SIKINTILAR!

Zonguldak’ta sağlık sorunları da mevcut. Zonguldak’ta hastanelerde doktor sıkıntısı var. Bazı branş doktorları yok. Bülent Ecevit Üniversitesi Araştırma hastanesinde onkolog yok. Atatürk Devlet Hastanesine onkoloğu getirmek için bizzat Sağlık Bakanı ile görüştüm ve sözü aldım. Görüştük, mücadele ettik, girişimlerde bulunduk. Zonguldak’ta kanser vakaları çok fazla olduğu için üç onkolog gerektiğinden bahsettim. Neticede bir onkolog atandı.

Ayrıca, Korona virüste nüfusa oranlar ölüm oranı en yüksek illerden biri durumda Zonguldak.

Zonguldak aynı zamanda madencilerden dolayı bu sektörde çalışanların meslek hastalığının yaygın olduğu bir il. Korona virüs madencilerimizi daha fazla etkiledi.

Zonguldak, verdiği verginin karşılığını alamayan bir şehir! Zonguldak’ta en önemlilerden ve hızlandırılması gereken çalışmalar arasında sağlıktaki problemler olduğunu düşünüyorum. Öncelikle uzman doktor eksiğinin giderilmesi gerekiyor. Önce yaşam sonra daha kaliteli yaşamakla ilgili eksikliklerin giderilmesi gerekiyor.

ERDEMİR… TTK…

İstihdamın artırılması konusunda Hem Erdemir, hem TTK nın faydası mevcuttur. Bizde, yatırımları teşvik ettirilmesi çabası içerisindeyiz. Özellikle Zonguldak’ın kendine ait dinamikleriyle bunun yapılmasını istiyoruz. Ereğli’de bulunan demir ve çelik sektöründe faaliyet gösteren özel şirketler var. Bir türlü yıllardır ayağa kaldırılamayan tersaneler var. Ereğli ve Alaplı’da da hareketlilik var. Bugüne kadar yapılan yatırımların üstüne eklemek gerekiyor. Yoksa Zonguldak göç vermeye devam eder. Filyos projesiyle birlikte Zonguldak’ın bir bütün olarak kalkınma programının yapılması gerekiyor. Hükümetinde bu konuda Zonguldak ve ilçelerini yok saymaması gerekiyor.

GÖÇ VERMENİN ÖNÜNE BU PROJELER İLE GEÇİLEBİLİR

Zonguldak’ın 7 ilçesi vardır. Bir yere yatırım yapınca, sadece o kesim baza alınmamalı, ayrım yapılmamalı. Bu ilin sınırları içerisinde yapılacak her yatırımın bütün ilçelere bir yansıması var. Yatırım kaymasının bir zararı olmaz. Zonguldak limanındaki hizmetlerin Filyos limanından yapılması, doğru planlama ve çalışmalar gerçekleştirilirse zararı olmaz hatta yararı olur. Bunların hepsi bir planlama meselesidir. Hepsinin bilimsel verileri incelenir, gerekli dağılımı yapılır. Zonguldak’tan belki daha fazla ro ro seferleri yaparsınız. Nakliye taşımacılığı ya da daha farklı bir konsept oluşturulur. Zonguldak ve ilçelerinin bir ailedeki kardeşler gibi düşünülmesi gerekir. Kısacası o kardeşlere siz yemeği pay etmesini bilmeniz gerekir. Bunun adı zaten Devlet yönetimi. Yatırımlarla Zonguldak ve ilçelerinin göç vermesinin önüne geçilmelidir.”